Kaldırımlar Kim Yazmış? Kültürlerin Dili ve Toplumsal Kimlikler Üzerine Bir Antropolojik Bakış Bir antropolog olarak, dünya üzerindeki farklı kültürlerin geleneklerini, ritüellerini ve sembollerini incelemek bana her zaman ilham verir. Her toplum, kendi kültürel dilinde bir hikaye anlatır ve bu hikayeler, o topluluğun kimliğini, değerlerini ve toplumsal yapılarını yansıtır. Aynı şekilde, bir edebi eser de yazıldığı kültürün izlerini taşır; ancak bu izler, bazen doğrudan görünmeyebilir. Kaldırımlar adlı eseri incelediğimizde, toplumların neyi nasıl algıladığını, hangi sembollerle tanımlandığını ve bireylerin bu kültürel kodlarla nasıl etkileşimde bulunduğunu daha derinlemesine anlayabiliriz. Kaldırımlar adlı eserin, yalnızca bir roman ya da şiir olmadığını, aynı zamanda yaşadığımız toplumsal…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kalafat Etmek: Felsefi Bir Yorum Felsefe, dünyayı ve varlıkları anlamak, derinlemesine sorgulamak için bir yol haritasıdır. Bir kelimenin anlamını çözmek, yalnızca dilsel bir egzersiz değildir; o kelimenin arkasındaki kültürel, tarihsel ve felsefi yükü kavrayabilmek de bir anlamda insanın varoluşunu anlamasıyla ilgilidir. “Kalafat etmek” kelimesi, gündelik dilde pek sık karşımıza çıkmasa da, derinlikli bir anlam taşıyan bir kavram olarak karşımıza çıkar. Peki, bu terim ne demektir? Aslında kalafat etmek, bir nesnenin suya dayanıklı hale getirilmesi sürecini ifade eder; özellikle gemilerde ya da benzer yapısal öğelerde, suyun sızmasını engellemek için yapılan bir işlemdir. Ancak, kelimenin sadece fiziksel bir anlamı yoktur. Kalafat etmek,…
4 YorumFevkalade Ne Demek Edebiyat? Bugün, dilin büyülü dünyasında bir kelimeyi keşfetmek için yolculuğa çıkıyoruz: fevkalade. Türkçede sıklıkla kullandığımız, ancak çoğu zaman tam anlamını kavrayamadığımız bu kelime, aslında derin anlamlar ve zengin bir tarih barındırıyor. Gelin, hem kelimenin kökenine bakalım hem de onu kullanmanın edebiyatla nasıl bir ilişki kurduğunu keşfedelim. Fevkalade, Arapçadan Türkçeye geçmiş bir kelime olup “fevkaladeye” yani “olağanüstü” veya “sıradışı” anlamına gelir. Günlük dilde, olağanüstü güzellikteki bir manzaradan, çok iyi yapılmış bir işe kadar pek çok durumu tanımlamak için kullanılır. Ancak bu kelimenin kullanımı, sadece basit bir ifade aracı olmanın ötesindedir. Birçok edebi metin, “fevkalade” kelimesini duyguların derinliğini, olayların…
6 YorumBurun Kaç Yaşında Şekil Alır? Ekonomik Perspektiften Biyolojik ve Toplumsal Seçimler Kaynakların sınırlılığı, her bireyin yaşamında her an karşılaştığı bir gerçekliktir. Bu sınırlılık, yalnızca ekonomik kararlarla değil, biyolojik süreçlerle de ilişkilidir. Burun gelişimi, insan hayatının doğal bir evrimi olsa da, bu süreç toplumlar ve bireyler için farklı ekonomik sonuçlar doğurabilir. Ekonomistlerin baktığı açıdan, burun şeklinin olgunlaşma yaşı, biyolojik bir süreç olmanın ötesinde, toplumsal ve kültürel yapıların da etkisiyle şekillenen bir fenomendir. Peki, burun kaç yaşında şekil alır? Bu soruya sadece biyolojik değil, ekonomik bir bakış açısıyla da yaklaşmak, farklı toplumsal ve bireysel tercihlerle nasıl etkileşime girdiğini anlamamıza yardımcı olacaktır. Biyolojik…
4 YorumKatarakt Ameliyatı Olmasak Ne Olur? Bilimin Işığında Göz Sağlığının Geleceği Merakla Başlayan Bir Soru: Görmemiz Gittikçe Azalırsa Ne Olur? İnsan gözünün karmaşık yapısı ve görme yetimizin ne kadar değerli olduğu, genellikle onu kaybetmeye başladığımızda anlaşılır. Bilim meraklısı biri olarak size şu soruyu sormak istiyorum: “Eğer katarakt ameliyatı olmazsak ne olur?” Cevabı düşündüğünüzden daha derin ve çok katmanlı. Bu yazıda, kataraktın ilerleyişini, ameliyat yapılmadığında vücudumuzda ve hayatımızda nelerin değiştiğini, bilimsel veriler ışığında ama herkesin anlayabileceği bir dille ele alacağız. Katarakt Nedir ve Neden Oluşur? Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkan ve görme keskinliğini yavaş yavaş azaltan bir durumdur. Mercek, normalde…
8 YorumÇilli Horoz Hangi Yöreye Aittir? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasi Analiz Güç ve Toplumsal Düzenin İzinde: Çilli Horoz ve İktidar Siyaset biliminde güç, iktidar ve toplum arasındaki ilişkiler üzerine kafa yorduğumuzda, her kültürel sembol, yalnızca biyolojik bir varlık ya da geleneksel bir öğe olmanın ötesinde, toplumsal yapıyı ve ilişkileri yansıtan derin anlamlar taşır. Her toplumsal yapının temel unsurları olan iktidar, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık, tarihsel süreçler içerisinde belirli sembollerle şekillenir. Çilli horoz, bu bağlamda yalnızca bir hayvan değil, aynı zamanda toplumların güç dinamiklerini ve kültürel kimliklerini yansıtan bir figürdür. Çilli horoz, kökeni bakımından Türkiye’nin güneydoğusuna ait bir…
6 YorumKarınca evde nereye yuva yapar? Bir evin kalbinde geçen küçük ama büyük bir hikâye Akşam çayı demlenirken, salonun halısında ufacık bir hareketlilik fark ettim. “Bir hikâye anlatacağım,” dedim içimden, “çünkü bazen bir evin kalbi, en küçük misafirler gelince daha hızlı atar.” Bu yazı, yalnızca “Karınca evde nereye yuva yapar?” sorusunun cevabı değil; aynı zamanda bir evin sıcaklığına sızan, aileyi birbirine daha çok yaklaştıran bir hikâye. Zil sesi ve ilk izler Kapı çaldı. Emre geldi—planlı, çözüm odaklı, haritayı açmadan yola çıkmayan dostum. Beş dakika sonra Zeynep de kapıdaydı—gözlerinde bir sıcaklık, sesinde yumuşacık bir merak: “Nasıl hissediyorsun? Nereden başlamalıyız?” Hep birlikte salona…
8 YorumRamazanda Neden 29 Gün Oruç Tutuyoruz? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Güç, Toplum ve İdeoloji: Bir Siyaset Bilimcisinin Girişi Siyaset bilimi, toplumların yapısını, güç ilişkilerini ve kurumlar arasındaki etkileşimleri anlamaya çalışır. Toplumun düzeni, ideolojiler ve değerler etrafında şekillenirken, bireylerin bu düzenle olan ilişkisi de oldukça kritiktir. Bir siyaset bilimci olarak, toplumsal ve kültürel normların yalnızca bireysel inançlar ve tercihlerle değil, daha geniş bir iktidar yapısı ve stratejik düşünme biçimiyle de belirlendiğini gözlemliyorum. Ramazan ayında tutulan oruç, sadece dini bir ritüel olmanın ötesinde, toplumsal yapıyı etkileyen, iktidar ilişkilerinin ve kolektif değerlerin güçlü bir yansımasıdır. Peki, Ramazan’da…
Yorum BırakProcsin Güneş Kremi Hangi Ülkenin? Antropolojik Bir Bakışla Kimlik, Ritüel ve Kozmetik Kültürü Bir Antropoloğun Daveti: Cilt Üzerine Yazılmış Kültürel Metinler Bir antropolog olarak, dünyayı yalnızca haritalar üzerinden değil, insanların bedenlerine yazdıkları semboller aracılığıyla da okurum. Cilt, sadece biyolojik bir yüzey değil; kültürlerin, değerlerin ve kimliklerin kaydedildiği yaşayan bir metindir. İşte bu bağlamda, basit gibi görünen bir soru — “Procsin güneş kremi hangi ülkenin?” — aslında çok daha derin bir kültürel hikâyenin kapısını aralar. Çünkü her ürün, bir toplumun kendini, doğayı ve güzelliği nasıl tanımladığını yansıtır. Procsin, Türkiye kökenli bir markadır. Ancak onu sadece bir “yerli üretim kozmetik ürünü” olarak…
Yorum BırakPirinç Böceği Neden Olur? Bir Psikolojik Bakış Bazen hayatın karmaşıklığı, en basit şeylerin ardında bile derin anlamlar barındırabileceğini gösterir. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemeye çalışırken karşılaştığım ilginç bir durum, günlük yaşantımızda en çok göz ardı edilen ama bir o kadar da önemli olan şeylere dikkat etmek zorunda kalmamdır. Pirinç böceği gibi basit ama rahatsız edici bir şey bile, aslında daha derin psikolojik izler taşıyor olabilir. Peki, bir evde pirinç böceği görülmesi ne anlama gelir? Bu, sadece yiyeceklerin içinde yaşayan küçük bir zararlının varlığından mı ibarettir, yoksa daha geniş bir psikolojik çerçevede de bir anlam taşır mı? Bu yazıda, pirinç…
6 Yorum