Çok Değer Vermek: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, insanın en temel haklarından biri olmasının ötesinde, toplumsal dönüşümün en güçlü araçlarından biridir. Birçok kişinin hayatını değiştiren, bazen gözle görülür, bazen de içsel bir dönüşüm sağlayan eğitim, bireylerin potansiyellerini keşfetmelerine ve topluma daha derin bir şekilde hizmet etmelerine olanak tanır. Her bir öğrenci, farklı koşullar altında öğrenme süreçlerini deneyimler; kimisi geleneksel sınıf ortamlarında, kimisi ise dijital platformlarda kendini keşfeder. Ancak, hepsinin ortak noktası şudur: öğrenme sürecinde çok değer görmek, bu süreci anlamlı kılar ve dönüşümün kapılarını aralar. Bu yazıda, “çok değer vermek” deyiminin eğitime ve pedagojik bakışa nasıl etki ettiğini, öğrenme teorileri ve…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Pasarofça Hangi Padişah? Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Kelimeler, bir dünyayı inşa etme gücüne sahiptir; kelimelerle kurduğumuz anlatılar, zihnimizde imgelem dünyaları yaratır. Sözlerin ardında saklı anlamlar, kültürümüzün ve tarihimizin derinliklerine uzanır. İnsanlık tarihindeki önemli anlar, bazen tek bir kelimeyle şekillenir. Bir yeri, bir zamanı ya da bir figürü tanımlarken kullandığımız dil, tüm duygusal ve düşünsel süreçlerimizi yansıtan bir aynaya dönüşür. O yüzden edebiyat, her zaman bir belge değil, bir yolculuk olmuştur. Belki de bu yüzden tarihsel figürler ve olaylar, yalnızca akademik metinlerle değil, aynı zamanda edebi eserlerle de anlam bulur. Bir örnek olarak, Pasarofça’yı ele alalım. Bu, tarihsel bir yer adı…
Yorum BırakMarmara Üniversitesi İstatistik İngilizce mi? Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir İnceleme Felsefe, her zaman derin sorularla yüzleşmek anlamına gelir: Gerçek nedir? Ne bilinir ve nasıl bilinir? Bu soruların ardında, insanın dünyaya ve kendi varlığına dair en temel düşünce biçimleri yatmaktadır. Peki, bir eğitim programının “İngilizce” olup olmadığı sorusu bu büyük felsefi meselelerle nasıl bağlantılı olabilir? Eğitim, toplumların en temel yapısal öğelerinden biri olarak, hem ontolojik hem de epistemolojik bir sorgulamayı hak eder. Ancak, bir dilin, özellikle de İngilizce’nin, bir üniversite programı üzerindeki etkisini ele alırken, bu sorunun sadece dil meselesi olmadığını fark etmek önemlidir. Marmara Üniversitesi İstatistik bölümü “İngilizce mi?”…
Yorum BırakGebelikte Rahim Kasılması Nasıl Hissedilir? Felsefi Bir Sorgulama Herkesin hayatında önemli bir dönüm noktası vardır; bir deneyim yaşarsınız ve o anın anlamı, sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal, varoluşsal bir değişimle şekillenir. Gebelik, bu tür bir deneyimdir. Bir kadın, bedeninde büyüyen yeni bir yaşamı hissederken, bu sürecin sadece biyolojik değil, aynı zamanda felsefi boyutları da vardır. Peki, gebelikte rahim kasılması nasıl hissedilir? Sadece fiziksel bir duyum mudur, yoksa bir kadının bedeniyle ilgili daha derin, ontolojik bir anlayışa mı işaret eder? Her kasılma, sadece bir fizyolojik süreç mi yoksa varoluşsal bir değişimin, hayatın kendisinin bir parçası mıdır? Bu soruya bir yanıt…
Yorum BırakDil Nedir Tez: Geçmişten Günümüze Tarihsel Bir Okuma Geçmişi anlamak, bugün karşılaştığımız toplumsal ve kültürel sorunları yorumlamanın kapısını aralar. Dil, yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda tarih boyunca toplumsal dönüşümleri, iktidar ilişkilerini ve kültürel kimlikleri şekillendiren temel bir olgudur. “Dil nedir?” sorusu, tarih boyunca farklı tezlerle ele alınmış ve her dönemin toplumsal bağlamına göre yeniden yorumlanmıştır. Bu yazıda, dilin tarihsel yolculuğunu kronolojik bir perspektifle izleyerek, önemli dönemeçleri, kırılma noktalarını ve toplumsal etkilerini tartışacağız. Antik Dönem ve İlk Felsefi Yaklaşımlar Dil üzerine ilk sistematik düşünceler, Antik Yunan filozoflarından Platon ve Aristoteles’e kadar uzanır. Platon, “Kratylos” diyaloğunda, kelimelerin doğrudan gerçekliği mi yoksa…
Yorum BırakBurcu Biricik’in Bebeğinin Cinsiyeti Ne? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitliliğin Aynasında Bir Soru Günümüzün popüler kültüründen en son duyduğumuz sorulardan biri: Burcu Biricik’in bebeğinin cinsiyeti ne? Bu soruya verilen cevap, aslında sadece ünlülerin hayatlarına dair değil, toplumsal cinsiyet normları, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden nasıl bir toplumda yaşadığımızı da gözler önüne seriyor. Bu yazıda, sıradan bir soru gibi görünen bu soruyu, toplumsal cinsiyetin ve eşitliğin temelleri üzerine tartışacağım. Burcu Biricik ve Bebeğinin Cinsiyeti: Bir Yıldızın Hayatından Daha Fazlası Hepimizin kafasında aynı soru dönebilir: “Burcu Biricik’in bebeği erkek mi, kız mı?” Ancak bu soru, yalnızca ünlülerin hayatına dair bir merakla sınırlı kalmamalı.…
Yorum BırakAnkilozan Spondilit İçin Hangi İğne Kullanılır? Ekonomik Bir Perspektif Giriş: Kaynak Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Hayatın her alanında karşılaştığımız temel sorunlardan biri kaynak kıtlığıdır. Herhangi bir insanın ya da toplumun karşısına çıkan sağlık sorunları, bu kıtlık ve seçimler arasında sıkışan bir kararın parçasıdır. Tıbbi kaynaklar, özellikle ilaçlar ve tedavi yöntemleri, kıt ve sınırlıdır. Bir birey, hastalıklarıyla savaşırken aynı zamanda sağlık bütçesini ve zamanını yönetmek zorundadır. Bu, sağlık harcamalarını etkileyen temel ekonomik ilkelerle örtüşür. Aynı zamanda, devletler de sağlık politikalarını şekillendirirken bu tür kıt kaynakları etkin kullanmak zorundadır. Bu yazıda, ankilozan spondilit (AS) tedavisinde kullanılan iğneleri mikroekonomik, makroekonomik ve davranışsal ekonomi…
Yorum BırakAkvaryum Hava Motoru Günde Kaç Saat Çalışmalı? Psikolojik Bir Yaklaşım Akvaryumlarda hava motorunun çalışma süresi, genellikle teknik bir mesele olarak ele alınır. Ancak, bu konuda bir soru var ki, sadece mekanik bir işlevin ötesine geçer: Akvaryum hava motoru, yaşam alanımıza doğrudan etki edebilecek bir şey midir? Belki de bu soruyu psikolojik bir mercekten ele almak, üzerine düşündüğümüzde bizi şaşırtacak sonuçlar doğurabilir. Akvaryum hava motorunun günde kaç saat çalışması gerektiğini düşündüğümüzde, aslında psikolojik olarak insan davranışlarının ve çevresel faktörlerin etkileşiminden ne kadar etkilenebileceğimizi gözler önüne seriyoruz. Akvaryum, bir yaşam alanı yaratırken sadece balıkları etkilemez; aynı zamanda bu mekan, içinde bulunduğumuz ruh…
Yorum BırakİSKİ Sahibi Kimdir? – Edebiyatın Gözünden Bir Keşif Edebiyat, kelimelerin gücüyle dünyanın anlamını dönüştüren bir sanattır. Bir anlatı, sadece sözcüklerin ötesine geçerek, okuyucusunun zihninde derin izler bırakır. Tıpkı bir romanın karakterlerinin içsel yolculukları gibi, hayat da bazen farklı kimliklerin ve güçlerin birleştiği bir hikâyeye dönüşür. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) gibi yapılar, bir bakıma şehrin akışkan hayatını yöneten, ancak çoğu zaman gözlerden uzak kalan karakterler gibi görünür. Ancak, bu yapılar da bir edebi eserin gizli kahramanları gibi, hayatın merkezinde bir etkiye sahiptirler. Peki, İSKİ sahibi kimdir? Sadece bir kurumun yöneticisi mi, yoksa bu kurumun arkasındaki gücün bir parçası mıdır?…
Yorum BırakUmaç: Geçmişin Işığında Bir Kavramın İzinde Geçmiş, yalnızca tarihlerle veya olaylarla sınırlı bir olgu değildir; o, günümüzü şekillendiren bir güç, bugünün anlamını ortaya çıkaran bir penceredir. Bir kavramın kökenlerine inmeyi ve onu tarihsel bağlamda incelemeyi, yalnızca geçmişin bir anına bakmak olarak görmek, onun bugünkü etkilerini tam anlamıyla değerlendirememek olur. Umaç, bu tür bir inceleme için önemli bir örnek teşkil eder. Bugünün toplumlarında, bu kelimenin taşıdığı anlamın köklerine inmek, bizi geçmişin izlediği yolu ve toplumların nasıl evrildiğini anlamaya götürür. Peki, umaç ne demektir ve bu kavram zaman içinde nasıl şekillenmiştir? Umaç’ın Kökeni ve Erken Dönemlere Yolculuk Umaç, Türk kültüründe ve özellikle…
Yorum Bırak