1 Kişi Eki Nedir? Küresel ve Yerel Açılardan Bir Bakış
Türkçede sıkça karşılaştığımız, belki de farkında bile olmadan kullandığımız bir dilbilgisel yapı vardır: 1 kişi eki. Bursa’da, sıradan bir iş günü geçirdiğimde, bir yandan işimi yaparken, diğer yandan bu dilbilgisel yapı hakkında düşünmeden edemiyorum. Hani, bazen gün içinde duyduğum birkaç kelime veya cümle, aklıma ilginç sorular getirebiliyor. Bu yazımda, 1 kişi ekinin ne olduğunu, nasıl kullanıldığını, hatta farklı kültürlerdeki benzer dilbilgisel yapıların Türkiye’deki karşılıklarıyla nasıl bir kıyas yapabileceğimizi ele alacağım. Hem Türkiye’den hem de dünya genelinden örnekler vereceğim, çünkü dil, evrensel bir konu ve her dilde farklı şekillerde kendini ifade ediyor.
1 Kişi Eki Nedir? Temel Tanım
1 kişi eki, Türkçede bir fiil ya da isme eklenen, o eylemi ya da durumu gerçekleştiren kişinin kendisiyle ilgili olduğunu belirten ek olarak tanımlanabilir. Türkçede fiil köküne eklenen -im, -um, -üm gibi ekler, bu durumu belirtir. Yani, bir eylemi kendimiz yapıyorsak, 1 kişi ekini kullanıyoruz. Bu ek, özne ile yüklem arasındaki ilişkiyi net bir şekilde ortaya koyar. Mesela, “Yazıyorum” derken, “yazmak” fiiline eklediğimiz -ıyo (şimdiki zaman eki) ve -im (1. tekil kişi eki) ile bu eylemi yapan kişinin ben olduğumu belirtiyoruz.
Türkçede bu ek, dilin en temel ve en çok kullanılan yapı taşlarından biridir. Bazen farkında olmadan kullanıyoruz, bazen ise durumu netleştirmek için bilinçli bir şekilde seçiyoruz. Bu, aslında dilin nasıl daha anlaşılır hale geldiğini gösteriyor. Birçok dilde olduğu gibi, Türkçede de özne yüklem ilişkisi önemli bir yer tutuyor ve 1 kişi eki bunu çok net bir şekilde ifade ediyor.
Türkiye’de ve Dünyada 1 Kişi Eki
Türkçe’de 1 kişi eki hem dilbilgisel bir yapı olarak hem de sosyal anlamda çok önemli bir yer tutar. Ancak bir şeyi fark ettim; bu tür dilbilgisel yapılar, sadece bir dilin yapısına dair teknik bilgiler sunmuyor, aynı zamanda o dilin konuşulduğu toplumların kültürünü de yansıtıyor. Türkiye’deki 1 kişi eki, dilin sosyal yapısındaki bireysellik anlayışını yansıtıyor. Biz Türkler genellikle bir işi yaparken ya da bir durum hakkında konuşurken, kimin yaptığına dair net bir vurgu yaparız. Mesela, “Ben çalışıyorum” dediğimizde, bu sadece bir eylemin yapıldığını göstermez, aynı zamanda o eylemin benim tarafımdan yapıldığını da anlatır. Bu, bireyselliğin bir göstergesidir.
Şimdi, biraz daha küresel bir bakış açısı kazanalım. İngilizce’de mesela, benzer bir yapıyı kurarken, öznenin (I) kullanılması çoğu zaman yeterlidir. “I am working” derken, aslında bu eylemin yapıcısı doğrudan belli olur. Ama Türkçedeki gibi öznenin cümlenin sonunda belirgin bir şekilde vurgulanması yerine, İngilizce’de bu genellikle daha doğrudan ifade edilir. Yani, Türkçedeki 1 kişi eki bir çeşit vurgulama, netlik sağlama amacını güderken, İngilizce’de böyle bir ek gerekmiyor çünkü özne zaten “I” ile başlar.
1 Kişi Ekinin Kültürel Farklılıkları
Yine de bazı dillerde, bireyselliği yansıtan benzer yapılar bulunuyor. Fransızca’da da özne eklenir, ancak burada dikkat çeken şey, daha yaygın olarak kibarca konuşmanın bir gelenek halini almasıdır. Yani, Fransızca’da 1. tekil kişi yerine bazen “nous” (biz) kullanılarak daha toplulukçu bir ifade tercih edilir. Bu, Fransız toplumundaki sosyal normlarla yakından ilişkilidir. Her ne kadar dilbilgisel yapılar benzer olsa da, kelimelerin ve yapıların tercih edilme şekli, kültürlerin bir yansımasıdır.
Daha başka bir örnek, Japonca’dır. Japonca’da 1. tekil kişi için birden fazla ifade kullanılabilir. “Watashi” (ben) ifadesi yaygınken, daha samimi veya daha resmi ortamlar için farklı kelimeler kullanılabilir. Japonca’nın bu özelliği, Japon kültüründe ilişkilerin daha çok topluluk ve statü üzerine kurulu olmasından kaynaklanıyor. Yani, dilin yapısı, sadece bireyselliği değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerin ve hiyerarşilerin bir yansımasıdır.
1 Kişi Ekini Sosyal İletişim Üzerine Etkisi
Türkçe’de, 1 kişi eki kullanımı, çoğu zaman bir samimiyet ve doğallık hissi yaratır. Özellikle arkadaşlar arasında, akşam yemeklerinde ya da bir araya geldiğimizde, “Ben gidiyorum” ya da “Ben yaparım” gibi ifadeler, biz Türklerin iletişimdeki doğallığını ve açık sözlülüğünü gösteriyor. Dil, burada sadece bir araç değil, aynı zamanda bir aidiyet duygusunun, bir topluluk olmanın simgesidir. Aynı şekilde, İngilizce’de ya da diğer dillerde de 1 kişi eki ya da özne kullanımı, sosyal dinamikleri farklı biçimlerde yansıtır.
Sonuç olarak, 1 kişi eki sadece bir dilbilgisel yapı değil, aynı zamanda kültürel bir öğedir. Türkiye’deki kullanım şekli, bizim toplumsal yapımızla ve bireysellik anlayışımızla bağlantılıdır. Ama aynı yapılar, dünyanın farklı köylerinde farklı anlamlar taşıyor olabilir. Dilin bu özelliği, insanları hem birbirine bağlayan hem de farklılaştıran bir yön taşıyor.